Site Rengi

enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp
DOLAR
8,5408
EURO
10,1316
ALTIN
497,31
BIST
1.416
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Eskişehir
Sıcak
35°C
Eskişehir
35°C
Sıcak
Cuma Sıcak
37°C
Cumartesi Gök Gürültülü
28°C
Pazar Gök Gürültülü
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
29°C

Eskişehir’in kaderi tersine dönmedi

24.01.2021 15:06
0
A+
A-

Eskişehir’in kaderi bir türlü tersine dönmedi, dönemiyor. Bir çok alanda hükümet yatırımlarından ziyadesiyle payını alan Eskişehir maalesef belediyecilikte bu şansı yakalayamadı.

Tabi mühür sahiplerinin belediyecilikten ne anladığı da burada en önemli engel. Yıllara sari bir sorundan bahsetmekse elbette bir köşe yazısıyla bitecek mevzu değil. Dilimiz döndüğünce gördüklerimiz, yaşadıklarımız çerçevesinde değinilecek konuları özetlesek şimdilik yeterli.

İnsan hayatının vazgeçilmezidir su. Ancak içme suyu konusu Eskişehir sınırları içerisinde yıllardır çözümü göz ardı edilmiş bir konu. Böyle gelmiş böyle gider anlayışının vurdumduymazlığı da cabası. İnsana değer veren hiçbir belediyecilik anlayışı, kapı önlerinde, yaz kış demeden vatandaşına saka kamyonu bekletmemeli bence. Bu açıdan bakınca aslında biraz da vicdan meselesi olarak da ele alınabilir. Bir damacana su için çekilen çile yıllardır bu şehrin kaderi olmuş. Musluğun kolunu kaldırıp erişilebilecek içme suyu için bu şehrin insanı adeta işkence çekiyor görmüyor musunuz? Ve işin acı olan tarafı, onu da gün geliyor bir plastik damacana yüzünden bulamıyor. Sonuç; sonuçsa daha acı.. Sorumlu olanlar hala sorumsuzca davranmaya devam ediyor. Sorumsuzca ve vicdansızca…

Evet, biz Eskişehirli olmaktan gurur duyuyoruz. Bu şehrin adının duyulmasından, bu şehri gezmeye gelenlerden. Gelen misafirlerin gezdiği yerlerden bizde gurur duyuyoruz. Peki bu şehrin gezdirmeye utandığınız yerleri içinde gurur duymalı mıyız? Hani görünmesin, konuşulmasın diye halı altına süpürdüğünüz onca mahallenin sorunu da gururlandırmalı mı bizi.

Bu şehirde yaşamak diye bir kitap yazılsa altına şöyle bir not düşmek gerekir zannımca, “buna yaşamak denirse”. Bu şehrin insanları işkenceyi sadece bir bardak suya erişebilmek için çekmiyorlar. Biz bu şehrin her bir bireyi olarak sabah işe giderken, akşam eve dönerken. İşin özeti bu şehrin yollarında başlıyor bizim çilemiz. Şehir planlaması kavramını lügatlerinden çıkarmış büyüklerimizin bize biçtiği bir çilenin adı da trafik. Yeri geliyor 25 adım da bir trafik lambasına takılıyoruz yeri geliyor ışıklarda beklerken emel sayından yedi dakika otuz sekiz saniye boyunca çile bülbülüm çile şarkısını baştan sona dinliyoruz. Hem de 45’lik plak kaydı, eski usul hesabı uzadıkça uzuyor.

YAZI ARASI REKLAM ALANI

İki tonluk arabalarımızla yola çıkmasak mesela çözülebilir diye bir görüşte var ama oluruna siz karar verin bunun. Sorumluların bir önerisi de” kim yapacaksa buyursun gelsin ben izne çıkayım” diyor; duymadıysanız haberiniz olsun. “Benden size fayda yok bu konuda” deniyor açık açık. Şehir böyle kurulmuş ben kurmadım lafıyla işin içinden sıyrılmaya çalışmaksa sözün özü şark kurnazlığı olur . 21 senede bu şehrin yanına iki şehir daha ilave edilirdi. Ne imar sorunu ne trafik sorunu kalırdı.

Bence cevabını duymayı çok merak ettiğimiz bir konu ; bu şehir neden iki cadde bir bulvar etrafına mahkum edildi. Neden yıllarca kentsel dönüşüm adına bir adım atılmadı. Bakanlık zamanında bununla ilgili kaynaklar aktardı. Kağıt üzerinde projeler gösterildi ancak bugün tozlu raflarda. Hatırlayın, kentsel dönüşüm bölgelerinde yıllarca insanlara çivi çaktırmadılar. Onca insan sıkıntı çekti zarar gördü. Hesap veren oldu mu? Yok.

Küçük olsun benim olsun anlayışıyla yönetenler bizim kaderimiz olmamalı. Belki yeni yerleşim yerlerini açsanız ortasından porsuğu geçirip gondolları yüzdüremezdiniz ama bu şehrin insanı da trafikte sinir krizleri geçirmezdi. Bence çok zor değil, geç kalınmış hiç değil. Susmayalım , boyun eğip oturmayalım. Bu sorunlar parti , ideoloji farklılıklarının çok ötesinde sorunlar . Bunlar insanca yaşamanın ilk şartları. Bu şehrin yarınlarının, dünün vicdansızlıklarına mahkum edilmediği günlere erişmesi dileğiyle. Sağlıcakla kalın.

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.